Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 48,28 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,98 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,47 ↑ %0,00
USD/TRY 48,28 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,98 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,47 ↑ %0,00
USD/TRY 48,28 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,98 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,47 ↑ %0,00
USD/TRY 48,28 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,98 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,47 ↑ %0,00
SON DAKİKA
Sağlık

Toprağa 2 bin çift külot gömdüler! Şaşırtan neden aylar sonra ortaya çıktı

içerik üstü
Reklam
Toprağa 2 bin çift külot gömdüler! Şaşırtan neden aylar sonra ortaya çıktı
Toprağa 2 bin çift külot gömdüler! Şaşırtan neden aylar sonra ortaya çıktı

İsviçre’de bilim insanları, görenleri şaşkına çeviren bir deney için 2 bin çift külotu toprağa gömdü. İki ay sonra tek tek çıkarılan iç çamaşırlarının durumu ise araştırmacılara beklediklerinden çok daha fazlasını anlattı.

Bazı külotların neredeyse tamamen yok olduğu görülürken, bazılarında yalnızca bir-iki delik oluştu. Peki bilim insanları neden ülkenin dört bir yanına külot gömdü ve bu iç çamaşırları onlara ne anlatıyordu?

Wio News'ün aktardığına göre Zürih Üniversitesi öncülüğündeki araştırma ekibi, aslında son derece ciddi bir sorunun peşindeydi. “Proof by Underpants” (Külotlarla Kanıt) adı verilen sıra dışı proje, toprağın içindeki biyolojik aktiviteyi ve farklı alanlardaki toprakların durumunu ortaya koymak için tasarlandı.

Araştırmacılar, pamuklu kumaşın toprakta ne kadar hızlı parçalandığını inceleyerek solucanlar, mantarlar, bakteriler ve diğer organizmaların faaliyetlerini ölçtü. Külot ne kadar parçalanmışsa, toprağın içindeki biyolojik yaşamın da o kadar aktif olduğu değerlendirildi.

Araştırmanın temelleri aslında beş yıl önce atıldı. İsviçre'nin farklı noktalarında gerçekleştirilen çalışmaya 1.000 gönüllü katıldı; gönüllüler çeşitli alanlara iç çamaşırlarının yanı sıra 12 bin çay poşeti de gömdü.

İki ay sonra toprak altından çıkarılan külotlar ve çay poşetleri laboratuvara gönderilerek incelendi. Araştırmacılar böylece farklı arazi kullanım biçimlerinin toprak üzerindeki etkisini karşılaştırdı.

EN AZ PARÇALANANLAR ÇİM ALANLARDAN ÇIKTI

Araştırmanın sonuçları, toprağın bulunduğu yere göre ciddi farklılıklar gösterdi. İsviçre'de en düşük biyolojik aktivite çim alanlar, ekili tarım arazileri ve otlaklarda gözlemlendi. Özellikle evlerin ve binaların çevresinde bulunan tek tip çim alanlarda toprağın en düşük verimlilik göstergelerine sahip olduğu belirlendi.

Buna karşılık özel bahçelerde solucanlar, mantarlar, bakteriler ve diğer ayrıştırıcı organizmaların çok daha aktif olduğu görüldü. Bu alanlarda organik karbon ve besin seviyelerinin de daha yüksek olduğu tespit edildi.

Araştırmacılar, bunun özel bahçelerin düzenli olarak bakıma alınması ve gübrelerle desteklenmesiyle bağlantılı olabileceğini belirtti.

İKİ AYDA YÜZDE 58'İ YOK OLDU

Külotların parçalanma oranları da alanlar arasındaki farkı açıkça ortaya koydu. Özel bahçelere gömülen pamuklu külotların yaklaşık yüzde 58'i yalnızca iki ay içinde parçalandı. Çim alanlarda ise bu oran yüzde 40'ta kaldı. Bu, araştırmada incelenen alanlar arasındaki en düşük parçalanma oranı oldu.

Bilim insanları, arazi kullanım biçiminin külotların parçalanma oranını belirleyen en önemli faktör olduğunu belirledi.

Çalışmanın eş liderlerinden, Zürih Üniversitesi'nde agroekolog olarak görev yapan Marcel van der Heijden, sonuçların toprağın nasıl yönetildiğinin hem toprak canlılarını hem de toprak kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiğini gösterdiğini söyledi.

NEDEN KÜLOT?

Araştırmacıların bu sıra dışı yöntemi seçmesinin nedeni ise oldukça basit: Dikkat çekmek.Bilim insanları, külotların daha “oyuncu” bir yöntem olduğunu ve toplumun dikkatini toprağa çekmek için “mükemmel bir iletişim aracı” olduğunu belirtti. Araştırmacılara göre insanlar, günlük yaşamda çoğu zaman göz ardı edilen toprak sorununu külotlar üzerinden çok daha kolay anlayabiliyor.

Ancak çalışmanın arkasındaki mesele son derece ciddi.

Bilim insanları, toprakların hızla bozulduğunu ve bunun gıda üretimini, biyolojik çeşitliliği ve Dünya'nın ekolojik sistemlerinin işleyişini tehdit ettiğini vurguladı.

GIDANIN YÜZDE 95'İ TOPRAĞA BAĞLI

Araştırmaya göre üst toprak, dünyadaki gıdanın yaklaşık yüzde 95'inin üretilmesine katkı sağlıyor. Toprak aynı zamanda Dünya'nın en büyük ikinci karbon deposu olarak kabul ediliyor.

Buna rağmen toprakların giderek bozulmasının toplum tarafından yeterince fark edilmediği belirtiliyor. Araştırmacılar, bu durumun toprağı korumaya yönelik etkili adımların atılmasını zorlaştırdığını ifade etti.

Bilim insanlarına göre bu gidişat değiştirilebilir. Araştırmada, arazinin nasıl kullanıldığı ve yönetildiğinin toprak kalitesi üzerinde belirleyici olduğu ortaya çıktı.

ANCAK BİR DETAY DAHA VAR

Araştırmacılar, daha verimli görünen toprağın her zaman daha sağlıklı olduğu anlamına gelmediği konusunda da uyardı.

Özel bahçelerde yüksek fosfor, azot ve potasyum seviyeleri tespit edildi. Bu durumun gübre kullanımından kaynaklanabileceği belirtilirken, özellikle yüksek fosfor seviyelerinin su kaynaklarını ve yerel biyolojik çeşitliliği tehdit edebileceği ifade edildi.

Bu nedenle araştırmacılar, “Külot Endeksi”nin toprağın verimliliği hakkında fikir verebildiğini ancak tek başına toprağın sağlıklı olup olmadığını göstermediğini vurguladı.

Araştırmanın ortaya koyduğu temel sonuç ise net: Toprağın nasıl kullanıldığı ve yönetildiği, içindeki yaşamı ve toprağın kalitesini doğrudan etkiliyor.

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
4 + 9 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

mobil alt
Reklam